29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tüm yurtta coşku ile kutlanmaya devam ederken, Cumhurbaşkanı Gül'ün katıldığı AKM'de tören sona erdi.
VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN...
| CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMALARI |
TÖREN PROGRAMI
- Cumhurbaşkanı Gül, Çankaya Köşkü'nde öğle ve akşam resepsiyon verecek.(Saat: 14.00/19.30)
- İstanbul Vatan Caddesi'nde resmi geçit töreni yapılacak. (Saat: 10.30)
- Dolmabahçe Sarayı'nda resepsiyon verilecek, İstanbul Boğazı'nda havai fişek gösterileri gerçekleştirilecek. (Saat: 19.00/19.30)
|
GÜL, TBMM'DE KUTLAMALARI KABUL ETTİ
GÜL: CUMHURİYETİMİZİ DAHA GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE İLERİYE TAŞIMAKTA KARARLIYIZ
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhuriyet'in 86. yıl dönümü dolayısıyla TBMM'de kutlamaları kabul etti.
Anıtkabir'deki törenin ardından Meclise gelen Gül'ü, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, askeri törenle karşıladı. Tören kıtasını selamlayan Gül, tebrikleri kabul etmek üzere Tören Salonu'na geçti.
Törene katılmak üzere Meclise ilk olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geldi. Erdoğan, makamına geçerek kutlamaların başlamasını bekledi.
Tören Salonu'na ilk olarak Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ geldi. Salona girişinde basın mensuplarının bayramını kutlayan Orgeneral Başbuğ, foto muhabirlerinin isteği üzerine, Kuvvet Komutanlarıyla poz verdi. Orgeneral Başbuğ, tören başlayıncaya kadar kuvvet komutanlarıyla sohbet etti. Bu sırada salona gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil ile sohbet etti.
Daha sonra salona gelen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, yanındaki yerini alan Orgeneral İlker Başbuğ ile tokalaştı. Baykal, karşısında bulunan kuvvet komutanları ve Bakanlar Kurulu üyelerini de başıyla selamladı. Baykal'ın ardından salondaki yerini alan Başbakan Erdoğan; Baykal, Orgeneral Başbuğ, kuvvet komutanları ve bakanları başıyla selamladı. Erdoğan, Orgeneral Başbuğ ile kısa süre sohbet etti.
Cumhurbaşkanı Gül'ün yerini almasının ardından, İstiklal Marşı okundu. Gül, daha sonra kutlamaları kabul etti. Sırasıyla TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Danıştay Başkanı Mustafa Birden, Bakanlar Kurulu üyeleri, kuvvet komutanları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Başkanlık Divanı üyeleri, AK Parti, CHP, DTP milletvekilleri, Sayıştay Başkanı Recai Akyıl, Ankara Valisi Kemal Önal, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Hilmi Bengi, TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdür Vekili Salih Melek ve bürokratlar, tebriklerini iletti.
Kutlamalara, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk katılmazken, TBMM İdare Amiri ve DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın yanı sıra bir grup DTP'li milletvekili Gül'e tebriklerini sundu.
GÜL'LE GAZETECİLERE İLGİNÇ DİYALOĞU
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yabancı misyon şeflerinin kutlamalarını kabul ettikten sonra, gazetecilerin de bayramını kutladı. Gül, ''Bayramınız ve doğum gününüz kutlu olsun'' diyen gazetecilere, ''Sağolun, teşekkür ederim'' dedi.
Bir gazetecinin, duygularını sorması üzerine Cumhurbaşkanı Gül, ''Cumhuriyet Bayramı en büyük bayram... Gururluyuz bugün, mutluyuz. Cumhuriyetimizi daha güçlü bir şekilde ileriye taşımakta kararlıyız'' karşılığını verdi.
Gül, bir gazetecinin, ''Epeyce el sıkıştınız. Bugünlerde riskli ama...'' sözlerine gülerek karşılık verdi.
Başbakan Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Baykal, Gül'e tebriklerini ilettikten sonra TBMM'deki makamlarına geçti.
HİPODRUMDA GEÇİT TÖRENİ
Kutlamaların ardından Atatürk Kültür Merkezi Tören Alanı'na geçen Cumhurbaşkanı Gül, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile birlikte vatandaşları ve tören birliklerini selamlayarak bayramını kutladı.
İSTANBUL VALİSİ MUAMMER GÜLER, 1. ORDU KOMUTANI ORGENERAL HASAN IĞSIZ VE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI KADİR TOPBAŞ, TEBRİKLERİ KABUL ETTİ
Cumhuriyetin 86'ncı kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında İstanbul Valiliğinde tebrikler kabul edildi.
Törende, İstanbul Valisi Muammer Güler, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız ve Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, vali yardımcıları, kamu kurum ve kuruluşları, siyasi partiler, dernek ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çeşitli ülkelerin başkonsoloslarının tebriklerini kabul etti.
Vali Güler, törenin sonunda ellerine sürdüğü jeli basın mensuplarına göstererek, ''Domuz gribinden korunmak için siz de kullanın'' dedi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 86. yıl dönümü dolayısıyla Beşiktaş Belediyesi’nce fener alayı ve “Cumhuriyet Konseri’’ düzenlendi.
Önünde, Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’ın yer aldığı kortej, “Mustafa Kemal’in çocuklarıyız biz’’ sloganları eşliğinde Ortaköy’den Barbaros Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüşe CHP Gençlik Kolları üyeleri de katıldı. Yürüyüşün ardından, Barbaros Meydanı’nda Fahir Atakoğlu, Sabahat Akkiraz, Yavuz Bingöl
ve Candan Erçetin’in katılımıyla “Cumhuriyet Konseri’’ düzenlendi.
BİRLİK, BARIŞ MESAJLARI
86. yaşına giren Cumhuriyet’imiz, bugün tüm yurtta ve dış temsilciliklerde kutlanacak. Liderler de, bu önemli gün ile ilgili mesajlarında “kardeşlik” ve “birlik
beraberlik” vurgusu yaptı, işte mesajlar:
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül: “Cumhuriyet, Atatürk’ün önderliğinde milletin
azim ve kararlılığıyla vücut bulmuş bir eserdir. Bu eser, onu oluşturanların bugünkü
nesillere armağanıdır.
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin: “Cumhuriyetin temel değerleri ve 86 yıllık birikimleri yeni atılımlar için en büyük güç kaynağıdır. Yeter ki, birlik ve beraberliğimizi koruyalım.”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: Bizi tek millet olarak; tek devlet, tek bayrak, tek vatanda birleştiren yüksek değerlerimizi daha gür bir sesle yüceltiyoruz. Şer ve nifak odaklarına milletçe tek yürek olarak bir kez daha en güzel cevabı veriyoruz.
Orgeneral İlker Başbuğ: TSK, sağduyulu duruşuyla devletin bölünmez bütünlüğüne ve ulusal birliğine kast eden tüm çabalar karşısında, daima çelikten bir duvar gibi yükselecektir.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal: Laiklikle İslamiyet’i bir arada barış içinde yaşatan ve toplumsal hayatta uygulayan Türkiye, demokrasiyi de yaşatmıştır, yaşatacaktır.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Bu güruhun sinsi faaliyetleri ne denli yoğun olursa olsun, tehdit süslü kavramlarla ne kadar yakına gelirse gelsin; Cumhuriyetimizi yıkmaya, sıfatlandırmaya, başına numara vermeye hiç kimsenin gücü yetmeyecektir
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk: Cumhuriyetimizle yaşıt olan Kürt sorununu, cumhuriyetin prensipleri olan eşitlik-özgürlük-kardeşlik doğrultusunda ve kendi iç dinamiklerimizle çözmekten başka bir yol kalmamıştır.
İLK TÖREN ATA'NIN HUZURUNDA
Cumhuriyet Bayramı kutlamaları Anıtkabir’de yapılan resmi törenle başladı.
Buradaki törenlere Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Anamuhalefet Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ile bakanlar, Kuvvet Komutanları, Yüksek Yargı Organlarının Başkanları, Milletvekilleri, askeri ve sivil erkan katıldı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Anıtkabir’e çelenk koydu ve saygı duruşunda bulundu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün öncülüğündeki devlet erkanı, Ata’nın huzurunda bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. İstiklar Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkaı Gül ile askeri ve sivil erkandan oluşan kortej, Misaki Milli Kulesi’ne geçti.
Cumhurbaşkanı Gül burada Anıtkabir Özel defterini imzaladı.
ANKARA:
Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Ankara'da ilk tören Anıtkabir'de yapıldı.
Anıtkabir'deki tören, saat 08.45'te devlet erkanının yerlerini almasıyla başladı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün başkanlığındaki devlet erkanı, Aslanlı Yol'dan yürüyerek Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün mozolesinin bulunduğu bölüme geçti.
Cumhurbaşkanı Gül'ün, Ulu Önder'in mozolesine, üzerinde "Cumhurbaşkanı" yazılı kırmızı-beyaz karanfillerden oluşan çelenk koymasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Gül ve beraberindekiler, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçti. Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalayan Gül, deftere şunları yazdı:
"Aziz Atatürk, Cumhuriyetimizin 86. yıl dönümüne ulaşmasının gururunu ve coşkusunu yaşıyoruz. Milletimizin bağımsızlığından ve hürriyetinden ödün vermeyeceğini tüm dünyaya ilan eden Cumhuriyet, çağdaş dünyada hak ettiğimiz yeri alma kararlılığımızın da göstergesi olmuştur.
Cumhuriyet ile yönünü belirleyen ve muasır medeniyetler seviyesini aşma hedefini gerçekleştirmek için 86 yıldır büyük çaba gösteren Türkiye, yoluna kararlılıkla devam etmektedir. Bugün dünyada sözü dinlenir, etkin ve güçlü bir ülke olmanın gururuyla huzurunuzdayız. Türkiye, demokratikleşme, insan hak ve özgürlükleri konusunda büyük mesafe katetmiş, uluslararası başarılar, dünya barışına ve istikrara yaptığı katkılarla tüm dünyanın saygısını kazanmıştır.
Türkiye, eksikliklerini hızla tamamlayarak gelişimini kesintisiz sürdürecektir. Cumhuriyeti yeni eserlerle güçlendirmeye, çağdaş dünyadaki gelişmeleri izlemeye, demokratikleşmemizi sürdürmeye ve gelecek nesillere daha müreffeh, daha güçlü bir ülke bırakmaya kararlıyız.
Bu süreçte 'yurtta sulh dünyada sulh' ilkeniz bizlere yol göstermeye devam edecektir. Cumhuriyet Bayramı'nda millet olarak aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyor, size minnet duygularımızla birlikte şükranlarımızı ve saygılarımızı sunuyoruz. Ruhunuz şad olsun."
Gül'ün, Anıtkabir Özel Defteri'ni imzalamasının ardından tören alanındaki Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ve öğrenciler, Atatürk'ün mozolesinin önünden saygı geçişi yaptılar.
Anıtkabir'deki törene, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yanı sıra, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Danıştay Başkanı Mustafa Birden, Bakanlar Kurulu üyeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kuvvet Komutanları, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, milletvekilleri, Ankara Valisi Kemal Önal, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, TBMM İdare Amiri ve DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, bazı siyasi parti temsilcileri ile diğer askeri ve mülki erkan katıldı.
DTP ve MHP yanyana
Anıtkabir'deki törene, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yanı sıra, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Danıştay Başkanı Mustafa Birden, Bakanlar Kurulu üyeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kuvvet Komutanları, Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt, milletvekilleri, Ankara Valisi Kemal Önal, Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, TBMM İdare Amiri ve DTP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, bazı siyasi parti temsilcileri ile diğer askeri ve mülki erkan katıldı.
Askere alkış
Anıtkabir'i ziyaret etmek üzere devlet töreninin tamamlanmasını bekleyen vatandaşlar, törenin ardından Anıtkabir'den ayrılan askerleri alkışladı. Askerler de alkışlara selamla karşılık verdi.
Gül, ardından Meclis'e geçerek, kutlamaları kabul edecek.
Ankara'da Atatürk Kültür Merkezi tören alanında da geçit töreni yapılacak.
Cumhurbaşkanı Gül, vatandaşları ve tören birliklerini selamlayacak.
Cumhurbaşkanı, Çankaya Köşkü'nde öğle ve akşam iki ayrı resepsiyon verecek. Öğle saatlerinde verilen ilk resepsiyona devlet erkanı eşsiz katılacak.
Akşam verilecek resepsiyona katılacaklar ise eşli davet edildi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ da Merkez Orduevi'nde, kuvvet komutanları, Ankara Garnizonu'na bağlı, subay ve astsubaylar ile emekli askerlere 29 Ekim resepsiyonu verecek.
İSTANBUL:
İstanbul'da kutlamaların adresi ise her yıl olduğu gibi Vatan caddesi. Resmi geçit töreni saat 10.30'da başlayacak.
Akşam da İstanbul Boğazı'nda havai fişek gösterileri gerçekleştirilecek.
--------------------------------------------------
CUMHURİYET NASIL KURULDU?
30 Ekim 1918'de Birinci Dünya Savaşı'ndan yenik çıkmış İmparatorluk, Mondros Mütarekesi'ni imzaladı.
Bir ulusu tarih sahnesinde yeniden var eden Milli Kahraman, 31 Ekim günü Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı göreviyle karargahın bulunduğu Adana'ya geldi.
Mustafa Kemal, memleketin durumuna üzülüyor, bir çözüm yolu arıyordu. 10 Kasım 1918'de görevinden ayrılan Mustafa Kemal, Adana'dan trenle İstanbul'a hareket etti.
Düşman, yurdun dört bir yanını işgal ediyordu. Türk milleti için acı dolu günler başlamıştı. 13 Kasım'da İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan gemilerinden oluşan İtilaf Ordusu, İstanbul'a gelerek karaya kuvvet çıkardı.
9 Kasım 1918'de İngilizler İskenderun'u, 12 Kasım 1918'de Fransızlar İstanbul'u, 6 Aralık'ta İngilizler Kilis'i, 7 Aralık'ta Fransızlar Antakya'yı işgal etti, ardından Mersin'e çıkarma yapmaya başladı.
23 Aralık'ta Islahiye, Osmaniye, Bahçe, Hassa, Mamure'yi düşman çizmesi çiğnedi. 1 Ocak 1919'da İngiliz askerleri Antep'e girdi,
12 Ocak'ta Ermeni amaçlarına hizmet etmek için Kars'a yerleşti. 1 Şubat'ta Aydın demiryolu, İngiliz ve Fransız işgaline uğradı.
Takvim 22 Şubat 1919'u gösterirken Maraş İngilizlerin, 8 Mart'ta Zonguldak Fransızların, 9 Mart'ta Samsun, 24 Martta Urfa İngilizlerin, 28 Mart'ta Antalya İtalyanların işgali altındaydı.
16 Nisan 1919'da Fransızlar, Afyonkarahisar istasyonunu işgal altına alırken, 20 Nisan 1919'da da Gürcü ordusu, Milli Şura kuvvetlerini bozarak Ardahan'a girdi.
Milli mücadeleye davet
İtilaf devletleri temsilcileri Paris'te toplandı. Yunanlıların İzmir'i işgali konusunda karar alındı ve 15 Mayıs'ta, güzel İzmir, Yunan çizmesi altında ezilmeye başladı.
Mustafa Kemal, maiyetiyle 16 Mayıs 1919'da Bandırma Vapuru ile İstanbul'dan ayrıldı ve ertesi günü İnebolu'ya, 18 Mayıs'ta Sinop'a vardı.
19 Mayıs 1919 tarihi, Türk ulusu için bir dönüm noktası oldu; Mustafa Kemal Samsun'a çıktı.
Tarihçiler, o günü "dünyanın en büyük ulusal mücadelelerinden birinin başlangıcı" kabul etti.
Artık geriye dönüş yoktu... Genç Mustafa Kemal, Samsun'dan Havza'ya geldi. İşgaller devam ediyordu. Yunanlar, 26 Mayıs'ta Manisa'ya, 27 Mayıs'ta Aydın'a girdi.
Damat Ferit Paşa, 17 Haziran'da Paris Barış Konferansı'na, Osmanlı Devleti'nin barış isteklerini bildiren muhtıra gönderirken, öbür taraftan Mustafa Kemal, bundan dört gün sonra İstanbul'da bulunan tanınmış kimselere Amasya'dan mektup göndererek, milli mücadeleye davet ediyordu.
Mustafa Kemal Paşa, ulusu kurtarmak için dört koldan çalışmalara başlamıştı. 21 Haziran'da Amasya Tamimi'ni yaveri Cevat Abbas'a dikte ettirdi.
Ertesi sabah, Anadolu'daki mülki ve askeri makamlara tamim, şu tarihi sözlerle ulaştı: "Vatanın tamamiyeti, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Milletin bağımsızlığını, yine milletin azmi ve kararı kurtaracaktır. Sivas'ta milli bir kongrenin acele toplanması kararlaştırılmıştır"...
Bu arada, Mustafa Kemal'in çalışmalarını engellemek isteyenler de boş durmuyordu. Posta ve Telgraf Umum Müdürü Refik Halit, 24 Haziran'da telgrafhanelere "Mustafa Kemal'in azledildiğini, bu sebeple telgraflarının kabul edilmemesini bildiren" bir şifre gönderdi.
Harbiye Nazırı Ali Ferit Paşa, 5 Temmuz'da Mustafa Kemal Paşa'yı padişah adına İstanbul'a çağırdı.
Mustafa Kemal, Harbiye Nazırı'na şu yanıtı verdi: "Vilayet-i Şarkiye ahalisi arasından çıkıp gelmek hususundaki yüksek tekliflerinizi yerine getirmede şahsi irademi kullanmaktan manen ve maddeten memnu bulunuyorum."
Ardından, 14 Temmuz'da ordudan istifa ederek, Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin başına geçti.
"Ya İstiklal Ya Ölüm"
Milli mücadele hareketinin dönüm noktalarından olan Erzurum Kongresi, 23 Temmuz 1919'da toplandı.
Mustafa Kemal Paşa, 9 Ağustos'ta askerlik mesleğinden ihraç edildi.
Mustafa Kemal'in rütbesinin kaldırılmasına, nişanlarının da geri alınmasına karar verildi.
Erzurum Kongresi adına ilan edilen beyanname, 10 Ağustos'ta Erzurum'da Türk Basımevinde çoğaltılarak, binlerce nüsha halinde tüm yurda gönderildi.
Mustafa Kemal Paşa, Erzurum'da arkadaşlarına "İstanbul, bir Amerikan mandasıdır tutturmuş gidiyor. Bu olmayacaktır. Türkiye istiklal bütünlüğüne sahip olacaktır. Hayır paşalar hayır, hayır beyefendiler... Manda yok, ya istiklal ya ölüm var" diyordu.
Erzurum Kongresi'nin ardından, 4 Eylül'de açılan Sivas Kongresi, 11 Eylül'de son buldu.
10 maddelik Umumi Kongre Beyannamesi yayımlandı. Milli mücadele tüm hızıyla sürerken, Osmanlı padişahı adına Damat Ferit ile İngiltere temsilcisi arasında İngiliz mandasının kabul edildiğine ilişkin gizli bir anlaşma imzalandı.
Düşman işgali sürerken, 30 Ekim'de Urfa'ya giren Fransızlar, hiç beklemedikleri tepkiler alıyordu.
31 Ekim 1919'da Maraş'ta, Fransız askeri üniforması giymiş bazı Ermeniler taşkınlık yaptı.
Tarihin "Sütçü İmam" diye yazacağı, Uzunoluk Camisi Müezzini Hacı İmam, duruma dayanamadı ve silahına sarıldı. Böylece yöredeki direniş hareketi başladı.
27 Aralık 1919'da Mustafa Kemal Paşa, Heyet-i Temsiliye üyeleriyle Ankara'ya geldi. 29 Aralık'ta Mustafa Kemal hakkındaki askerlikten çıkarılma ve madalyalarının geri alınma kararı Meclis-i Vükela tarafından düzeltildi.
Kendisinin istifa etmiş olduğu ve madalyalarının iadesi kararı alındı. Milli mücadele tüm hızıyla sürerken, takvim şöyle akıyordu: Erzurum'da Mustafa Kemal'in Erzurum Mebusu seçildiğine dair mazbata düzenlenirken, 12 Ocak 1920 tarihinde İstanbul'da son Osmanlı Meclis-i Mebusan'ı açıldı.
İstanbul işgal altında
16 Mart 1920'de saat 10.00'dan itibaren İstanbul'un askeri işgal altına alınacağına dair İtilaf Devletleri adına İngiltere, Fransa ve İtalya Yüksek Komiserleri'nin müştereken imzaladıkları nota, Sadrazam Salih Paşa'ya tebliğ edildi. İstanbul, artık işgal altındaydı.
Manastırlı Hamdi Efendi adındaki kahraman bir telgraf memuru, işgali Mustafa Kemal Paşa'ya iletti. 6 Nisan 1920'de ulusal mücadeleyi tüm dünyaya duyuran Anadolu Ajansı kuruldu.
21 Nisan 1920'de de Mustafa Kemal, vilayetlere Meclis'in 23 Nisan 1920 günü açılacağını bildirdi. 23 Nisan 1920'de Millet Meclisinin açılmasının ardından, ertesi günü Mustafa Kemal Paşa, Meclis Başkanlığına seçildi.
9 Mayıs 1920... Meclis adına Mustafa Kemal imzasıyla Anadolu Ajansı aracılığıyla İslam alemine şu beyanname iletildi: "Orduyu terhis etmek, köylülere Kuvay-ı Milliye'yi asi tanıtmak, milleti kendisine şeref veren, en asil ve civanmert evladına karşı şüphe ve tereddüte düşürmek, sulhu hazırlamak için İngiliz emri altında çalışan vatansızların ilk işi oldu".
11 Mayıs 1920 tarihinde Mustafa Kemal Paşa, İstanbul'da Divan-ı Harb tarafından idama mahkum edildi. TBMM Hükümeti ile Fransız hükümeti arasında imzalanan 20 günlük ateşkes anlaşması yapılırken, 10 Ağustos 1920'de İstanbul Hükümeti ile İtilaf Devletleri arasında Sevr Anlaşması imzalandı.
Bu arada, Ermeniler ile Gümrü Anlaşması'na da imza koyuldu.
Ve zafer...
Ulusun topraklarını savunma mücadelesi, 10 Ocak 1920'de İnönü mevzilerinde Yunanlarla şiddetli çarpışmaların ardından 1. İnönü Zaferi'nin kazanılmasıyla başarıya ulaşmaya başlamıştı.
20 Ocak 1920'de ilk Teşkilat-ı Esasiye Kanunu kabul edilirken, 5 Şubatta TBMM'nin gizli oturumunda Londra Konferansı'na Ankara Hükümeti adına heyet gönderilmesi ve heyetin Meclis üyelerinden oluşması kararlaştırıldı.
6 Şubatta Bekir Sami Bey başkanlığındaki heyet, Ankara'dan hareket etti ve 21 Şubatta başlayan konferans, 12 Martta sona erdi. TBMM Hükümeti ile Rusya arasında 16 Martta Moskova Anlaşması imzalandı.
Masa üzerindeki zaferleri, meydanlardaki zaferler izliyordu. 1 Nisanda 2. İnönü Zaferi kazanıldı.
Mustafa Kemal'i geniş yetkilerle ve 3 ay süreyle Başkumandanlık tevcih eden kanun, 5 Ağustosta TBMM'de kabul edilirken, 23 Ağustos 1920 günü Yunan ordusu taarruza geçti ve Sakarya Meydan Muharebesi başladı.
Günlerden 26 Ağustos... Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın emri geldi: "Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz"...
13 Eylülde Sakarya Meydan Muharebesi sona ermiş, düşmanın Sakarya Nehri'nin doğusunda imha edilmesiyle zafer kazanılmıştı. Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle 14 Eylülde genel seferberlik ilan edildi.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 19 Eylülde "Gazi" unvanı ve mareşal rütbesini aldı. Yeni yılın başlangıcında Mersin ve Adana düşman işgalinden kurtulmuştu.
Dört bir bucak Türk topraklarının düşman çizmesi altındaki esareti birer birer sona eriyordu. 26 Ağustosta saat 05.30'da topçu ateşiyle Kocatepe'den Büyük Türk Taarruzu başladı.
Türk süvarileri, 9 Eylülde İzmir'e girdi ve Kadifekale'ye Türk bayrağı çekildi. Mudanya Konferansı, 3 Ekim 1922'de başladı. Mütareke, 11 Ekimde imzalandı ve 15 Ekimde yürürlüğe girdi. TBMM, 1 Kasımda bir devri sona erdirdi.
Hilafet ve saltanatın birbirinden ayrılarak, saltanatın lağvına karar verilmişti.
TBMM Hükümeti, 5 Kasım sabahı idareye el konulduğuna dair Ankara hükümeti kararını Refet Paşa aracılığıyla İstanbul Hükümeti'ne tebliğ etti: "5 Kasım 1922 öğle vaktinden itibaren İstanbul'un idaresine el konulmuştur" Vahdettin'in halifelikten uzaklaştırıldığına dair Şeriye Vekili Vehbi Efendi, 18 Kasımda fetva çıkardı.
Ulusal Kurtuluş Savaşı sona ermiş, şimdi sıra zaferin masa başında kazanılmasına gelmişti. Lozan Konferansı, 20 Kasım 1922 tarihinde açıldı.
Konferans, 4 Şubatta 2 ay süren görüşmelerden sonra kesintiye uğradı. Daha sonraları, milli mücadelenin kahramanlarından İsmet Paşa, yumruğunu masaya vurarak, istediklerini kabul ettirecek ve büyük bir zafere imza atacaktı.
25 Ağustosta itilaf kuvvetleri, Lozan Anlaşması gereğince İstanbul'u boşaltma hazırlıklarına başladı ve 27 Ekimde Halk Fırkası Meclis Grubu, Mustafa Kemal Paşa'nın başkanlığında toplandı.
Akşam Çankaya'da yemek esnasında Mustafa Kemal Paşa, hazır bulunanlara müjdeyi verdi: "Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz" Tarih 28 Ekim 1923... Bütün hazırlıklar bitmiş ve 29 Ekim günü gelmişti.
Mustafa Kemal Paşa'nın Cumhuriyet kurulması teklifi, Halk Fırkası toplantısında kabul edildi. Halk Fırkası toplantısından sonra Büyük Millet Meclisi, saat 18.00'de toplandı ve Kanun-u Esasi Encümeni tarafından Cumhuriyet teklifi mazbatası hazırlandı.
Büyük Millet Meclisinde Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun bazı maddeleri değiştirildi. Türkiye Devleti'nin hükümet şeklinin Cumhuriyet olduğu "Yaşasın Cumhuriyet" sesleri arasında kabul edildi.
Büyük Millet Meclisi'nde gizli oyla Cumhurbaşkanı seçimi yapıldı. Ankara Mebusu Mustafa Kemal Paşa, oylamaya katılan 158 mebusun tümünün oyunu alarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı oldu.
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa, başbakanlığa Malatya Mebusu İsmet Paşa'yı atadı. İsmet Paşa Kabinesi kuruldu. Halk, sokaklarda ellerinde bayraklarla genç Cumhuriyet'i kutluyordu.
Esaret sona ermiş, şimdi büyük mücadelenin ardından hiç de kolay kazanılmayan bağımsızlığı kutlamaya sıra gelmişti.
Can verilip, kan dökülmüş, bedel ödenmişti. Ancak artık sokaklarda düşman çizmelerinin sesi yoktu, sokaklar "Yaşasın Cumhuriyet" sesiyle çınlıyordu.
-GAZİANTEP-
Gaziantep'in islahiye ilçesinde gece yarısından itibaren başlayan sağanak yağış ilçedeki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarını iptal ettirdi.
İlçe stadyumunda yapılması açıklananan kutlamaların, sağanak yağış dolayısı ile iptal olduğu açıklandı. Kaymakamlık, yağmur dolayısı ile kutlamaların cumartesi gününe ertelendiğini açıkladı.
Belediye hoporlörlerinden yapılan anonslarla kutlamaların ertelendiği duyuruldu.
DİYARBAKIR
Baydemir'den bayrak jesti
Şehit aileleri derneğinin oğlu tören sırasında protokole gelip Osman Baydemir'e Türk bayrağı verdi. Baydemir de bayrağı katlayıp aldı.
Cumhuriyet bayramı kutlamaları Diyarbakır'da farklı görüntelere sahne oldu.. Kriz haberlerine alışık olduğumuz bu kentte protokolde soğuk rüzgarlar esmedi.
DTP Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir'den jest üstüne jest.. Dün İstiklal marşına eşlik eden Baydemir bugün de kendisine verilen Türk bayrağını kabul etti.
Bayrağı güzel bir şekilde katlayan Baydemir daha sonra bayrağı korumasına verdi..
Komutan memnun oldu
Baydemir'in bayrağı alması aynı sırada töreni izleyen komutanı da sevindirdi. General kafasını sallayarak memnuniyetini dile getirdi.
ERZURUM
Erzurum'da, Türkiye Cumhuriyeti'nin 86. yıl dönümü düzenlenen törenlerle kutlandı.
Hastaneler Caddesi'nde, Erzurum Valisi Sebahattin Öztürk, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler ve 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Tevfik Özkılıç'ın halkı selamlayarak bayramını kutlamasıyla başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla devam etti.
Vali Öztürk, törende yaptığı konuşmada, Cumhuriyet'in, Türk milletinin binlerce yıllık tarihi boyunca gerçekleştirdiği en büyük atılım olduğunu ifade etti.
Cumhuriyet'in kuruluş sürecinin, Türk milli tarihinin en büyük mücadelelerinden biri olduğunu dile getiren Öztürk, şunları kaydetti:
''Türk milleti, millet olma şuuruyla birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla tüm sorunların ve tehditlerin üstesinden gelerek bugünkü nesillere büyük bir bir devlet, mutlu ve huzurlu bir gelecek armağan etmiştir. Ülke ve millet olarak daha da kuvvetli olmak ve karşımıza çıkan engelleri aşabilmek için ihtiyacımız olan en önemli husus, birlik ve beraberliktir. İstiklal mücadelesindeki başarımızı nasıl birlik ve beraberliğimize borçluysak bugün önümüze çıkabilecek engelleri aşmak için yine birlik ve beraberliğe ihtiyacımız vardır. Bu duyguyu güçlü tuttuğumuz müddetçe aşamayacağımız sorun yoktur.''
9. Kolordu Komutanlığından Kurmay Albay Mehmet Yırtıcı da son dönemlerde Türk ulusunun onurunu zedelemeye ve ulus devlet yapısını yok etmeye yönelik girişimler görüldüğünü söyledi.
Söz konusu girişimlerde bulunanların büyük bir yanılgı içerisinde olduğunu ifade eden Kurmay Albay Yırtıcı, ''Türk ulusunun bağrından çıkmış olan Türk Silahlı Kuvvetleri, her türlü tehdidi bertaraf etmeye, kutsal vatan topraklarının bekçiliğini yapmaya devam edecektir'' diye konuştu.
Halk oyunları gösterileriyle devam eden buradaki kutlamalar, askeri birliklerin ve öğrencilerin tören geçişiyle sona erdi.
-SAMSUN-
Samsun'da Vali Hasan Basri Güzeloğlu'nun makamında tebrikleri kabul etmesiyle başlayan törenler, Yaşar Doğu Spor Salonu'nda devam etti.
Yağışlı hava nedeniyle kapalı alana alınan törende Vali Güzeloğlu, Garnizon Komutanı Tümgeneral Ömer Bayraklı ve Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz'ın halkı selamlamasının ardından vatandaşlara hitap eden Vali Güzeloğlu, Cumhuriyetin 86. yıl dönümünü kutlamanın onur ve şerefini yaşadıklarını söyledi.
Samsun'da başlayan Kurtuluş Savaşı mücadelesinin hedefinin ''ya istiklal ya ölüm'' olduğunu ifade eden Vali Güzeloğlu, şunları kaydetti:
''Milli Mücadelenin tüm kahramanlarının Kuvay-ı Milliye'nin isimsiz kahramanlarının da parolası 'ya istiklal ya ölüm'dü. Aldıkları en büyük güç ve kudret, Türk milletinin hür ve bağımsız yaşama iradesiydi. Bu azim ve kararlılıkla kurulan Türkiye Cumhuriyeti bugün, çağdaş, gelişmiş, kalkınmış bölgesine ve dünyaya örnek bir ülke ve devlet olan kimliğe erişmiş bir cumhuriyettir. Cumhuriyetimiz önünde uzanan aydınlık yolda emin adımlarla ilerlemeye devam edecektir. Türkiye Cumhuriyeti, Büyük Önder Atatürk'ün kuruluşunda bahsettiği bilim ve akıl yoluyla benimsediği ve şüphesiz tüm dünya ile bütünleşerek uygar bir ulus olma sürecini gelişen bir devlet olarak sonsuza uzanan ve her geçen gün gelişerek akan çizgisinde devam edecektir.''
Vali Güzeloğlu, ''Cumhuriyet yüce Türk Milleti'nin binlerce yıllık tarihinde ulaştığı en parlak ve en muhteşem zirvedir'' dedi.
Daha sonra öğrenciler tarafından günün anlamıyla ilgili şiirler okundu, ardından da halk oyunları gösterileri sunuldu. Törende Sahra Sıhhiye Okulu Eğitim Merkez Komutanlığı Askeri Bandosu da konser verdi.
Törenlere çeşitli kuruluşların temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
-RİZE
Rize'de Cumhuriyet Meydanı'ndaki kutlamalara Vali Seyfullah Hacımüftüoğlu, İl Garnizon Komutanı Kıdemli Albay Turhan Talu, Belediye Başkanı Halil Bakırcı, Cumhuriyet Başsavcısı İsmet Özkorul, daire amirleri ve öğrenciler ile vatandaşlar katıldı.
Vali Hacımüftüoğlu, törendeki konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti'nin büyük hedeflere her zamankinden daha yakın olduğunu belirterek, ''Artık kaos ortamları geride kaldı. Türkiye artık yıldızı parlayan bir ülke konumundadır'' dedi.
Millet, devlet bütünlüğü içinde sosyal yaraların şifa bulacağını ifade eden Hacımüftüoğlu, ''Özgüvenimiz tam olsun. Gelecek bizim milletindir. Yeter ki kardeşliğimizi güçlendirerek devam ettirelim. Bütün insanlığa şefkatle, milletçe sahip çıkalım. 100. yaşında ülkemizi en büyük devletlerden birisi yapmak için var gücümüzle çalışmalıyız'' diye konuştu.
Öğrencilerin şiirler okuduğu, halk oyunları ekibinin gösteriler sunduğu törende, ildeki bir grup dağcı kulübü üyesi de Cumhuriyet Meydanı'ndaki Şeyh Cami minaresine Türk bayrağı astı. Kutlamalar geçit töreniyle tamamlandı.
Tören sonrası Vali Hacımüftüoğlu, belediye başkanı Bakırcı ve bazı daire amirleri, halk oyunları ekibiyle horon oynadı.
-KAHRAMANMARAŞ
Kahramanmaraş'ta ilk tören Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır'ın makamında tebrikleri kabul etmesiyle başladı. Ardından, Trabzon Bulvarı'nda yapılması planlanan ancak yağmur nedeniyle Batıpark Spor Salonu'nda gerçekleştirilen kutlamalara geçildi.
Vali Tanılır, Garnizon Komutanı Albay Sezai Akgün ve Belediye Başkanı Mustafa Poyraz, öğrencilerin ve halkın bayramını kutladı.
Daha sonra kürsüye gelen Vali Mehmet Niyazi Tanılır, uzun ve yorucu bir yolculuğun sonunda kurulan Cumhuriyetin 19. yüzyılda başlayan Osmanlı modernleşmesinin son halkası olduğunu söyledi.
Tanılır, şöyle konuştu:
''Cumhuriyetle birlikte yeni bir anlayışla tarihteki yolculuğumuza devam etmeye başladık. Geride bıraktığımız 86 yılda yorucu, zahmetli merhalelerden geçtik. Ülkemiz kalkınma konusunda da önemli mesafeler kat etti. Eğitimli ve kentli nüfusunu büyük oranda kaybetmiş ülkemiz, Cumhuriyetin ilhamı yeni bir ruhla azim ve kararlılık göstererek bugün çoğunluğu genç ve dinamik nüfusu ve güçlü ekonomisi ile gelecek vadetmektedir. Dünyanın 16. büyük ekonomisi olarak Türkiye kabuğuna sığmamakta ve sahip olduğu misyonla yeniden dünya ülkeleri sahnesine çıkmaktadır. Bugün ülkemiz küreselleşen dünyada sorun çözücü ve sözü dinlenen bir ülke haline gelmiştir.''
Halk oyunları gösterisi ve öğrencilerin şiir okumasının ardından ilköğretim okulları arasında düzenlenen futbol müsabakasında dereceye giren okullara kupaları verildi. Bu arada yağmur nedeniyle ertelenen resmi geçit töreninin 1 Kasımda yapılacağı bildirildi.
-TEKİRDAĞ
Tekirdağ'da Cumhuriyetin 86. kuruluş yıl dönümü törenleri valilikte, Vali Zübeyir Kemelek, 8. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral İsmail Gümüştekin, Belediye Başkanı Adem Dalgıç'la birlikte protokole mensup kişilerin tebriklerini kabul etmesiyle başladı.
Orduevi önünde düzenlenen törende Vali Kemelek ve beraberindeki 8. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Gümüştekin, Belediye Başkanı Dalgıç, askeri araçla, törene katılan öğrencilerin, askeri birliklerin ve halkın bayramını kutladı.
İstiklal Marşı'nın okunmasından sonra Tekirdağ Valisi Kemelek, konuşmasında 29 Ekim 1923 tarihinin, büyük Türk Milletinin şanlı geçmişinde en önemli noktalarından biri olduğunu söyledi.
Cumhuriyetin 86 yılda, siyasal, ekonomik, eğitimsel, kültürel, sanatsal ve teknolojik gelişmelerle her geçen yıl daha da gelişip güçlendiğini anlatan Kemelek, şunları kaydetti:
''Yüce milletimiz, medeniyetler sahnesinde var olduğu günden bugüne dek, şan ve şerefiyle yaşamış, insanlığa medeniyet yolumda sönmez bir ışık olmuştur. Milletimizin kurduğu bütün devlet ve medeniyetler büyük çaba ve fedakarlıkların eseridir.
29 Ekim 1923'te Ankara'da kurulan Cumhuriyet, Anadolu'nun ve dünyanın dört bir yanında yankı bularak, mazlum milletlere de bağımsızlık yolunda bir umut ışığı oldu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bütün Türk devletleri arasında; halk egemenliğine dayanması ve çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkma hedefi ile çok farklı bir niteliğe sahiptir.''
Konuşmanın ardından, öğrenciler tarafından okunan şiirlerden sonra, Cumhuriyet konulu resim, afiş, şiir ve kompozisyon yarışmalarında derece alanlara ödülleri Vali Kemelek, Tugay Komutanı Tuğgeneral Gümüştekin ve Belediye Başkanı Dalgıç tarafından verildi.
Halk oyunları gösterilerinin ardından tören resmi geçitle sona erdi.
ERCİYES DAĞI'NA ''13'ÜNCÜ ULUSLARARASI CUMHURİYET TIRMANIŞI'' GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Cumhuriyetin kuruluşunun 86. yıl dönümü nedeniyle Erciyes Dağı'na ''13. Uluslararası 29 Ekim Cumhuriyet Tırmanışı'' gerçekleştirildi.
Dağcılık İl Temsilcisi İsmail Yılmaz'ın, tırmanışla ilgili Cumhuriyet Tırmanışı, 76 sporcuyla Erciyes Kayakevi'nden başladı. Çobanini, Şeytanderesi'nin sol kulvarı ve Hörgüçkaya bölgesinin arka tarafından tırmanan sporcular, saat 11.15'te zirveye ulaştılar.
Zirveye 63 sporcunun ulaştığını bildiren Yılmaz, burada saygı duruşunda bulunulduğunu ve İstiklal Marşı'nın okunduğunu kaydetti.
Tırmanışa, Yunanistan'dan da 4 sporcu katıldı.
ADANA'DA GAZİLER YAKALARINA TAKTIKLARI SİYAH KURDELE İLE TÖREN GEÇİŞİNE KATILDI
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 86. yıl dönümü, Adana ve ilçelerinde törenle kutlandı. Adana kent merkezinde törene katılan gaziler yakalarına taktıkları siyah kurdele ile tören geçişine katıldı.
Uğur Mumcu Meydanı'ndaki törende Adana Valiliği adına konuşma yapan Seyhan Kaymakamı İsmail Hakkı Develi, Türk milleti için büyük bir günün yaşandığını belirtti.
Türk milletinin iç ve dış mihraklarca tarihi boyunca çeşitli zamanlarda bölünmek istendiğini belirten Develi, ''Bu millet, birlik ve sükunet içinde bunları her zaman bertaraf etmiştir. Dün hezimete uğratmıştır, bugün de hazırdır, yarın da böyle olacaktır. Bunu tarih de dünya da biliyor'' dedi.
Ardından 6. Kolordu Komutanlığı Bölge Bandosu şef Albay Mustafa Çetiner yönetiminde, Yüzbaşı Murat Ebinç solistliğinde konser verdi.
Konserden sonra öğrenciler şiir okudu, şiir, resim ve kompozisyon yarışmalarında dereceye girenlere ödülleri verildi.
Daha sonra askerler, öğrenciler, polisler ile çeşitli sivil toplum örgütleri tören geçişi yaptı.
Bu arada, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Adana Şubesi üyeleri, tören geçişine yakalarına taktıkları siyah kurdele ile katıldı.
Derneğin Adana Şube Başkanı Mehmet Ersin Gülçer yaptığı açıklamada, ''siyah kurdeleyi geçen hafta yaşananları sessizce protesto etmek için taktıklarını'' söyledi.
Geçiş sırasında çevredeki vatandaşların da ellerindeki Türk bayrakları ile eşlik ettikleri törene Adana Valisi İlhan Atış, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, 6. Kolordu Komutanı Korgeneral Nejat Bek, AK Parti Adana Milletvekili Fatoş Gürkan, CHP Adana milletvekilleri Hulusi Güvel ve Tacidar Seyhan, ile diğer ilgililer katıldı.
VALİ ATIŞ: BİZİMLE BARIŞMAK İSTEYENİ BAĞRIMIZA BASARIZ AMA HADDİNİ BİLMEK ŞARTIYLA
Vali Atış, tören sonunda gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhuriyet Bayramı'nın büyük bir coşku içinde kutlandığını belirtti.
Atış, bir gazetecinin ''Son dönemlerde yaşanan olaylara karşı nasıl bir mesaj verirsiniz?'' sorusu üzerine şöyle dedi:
''Ben bir şeye hep inandım, hep de inanıyorum. Türkiye Cumhuriyeti büyük devlettir, çadır devleti değildir. Türk milleti Kurtuluş Savaşı'nı verebilmiş bir milletir. Biz barış yapmayı da severiz, mücadeleyi de çok iyi biliriz. Bizimle barışmak isteyeni bağrımıza basarız ama haddini bilmek şartıyla. Ancak, mücadele gerekirse de sonuna kadar mücadelemizi biliriz. Biz barışı da biliriz, savaşmayı da biliriz ama barışı yeğleriz.''
-KARAİSALI-
Karaisalı ilçesinde de kutlamalar Kaymakam Huriye Küpeli Kan'ın tebrikleri kabulüyle başladı.
Cumhuriyet Meydanı'nda devam eden törenlerde saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Kaymakam, Garnizon Komutanı Yüzbaşı Burak Çetin ve Belediye Başkanı Babacan Durak halkı selamlayarak, bayramını kutladı.
Kaymakam Kan, 86 yıl önce kurulan Cumhuriyetin kolay yoldan elde edilmediğini, verilen binlerce şehidin kanı ile yoğrulan Anadolu toprağında şehitlerin verilmeye devam ettiğini belirterek, ''Bizlere düşen görev, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne sahip çıkmak ve Ulu Önder Atatürk'ün Cumhuriyetimizin ilk kuruluşunda söylediği gibi çok çalışmak gerekir'' dedi.
Şiirlerin okunduğu törende folklor ekipleri gösteriler sundu.
-KARATAŞ-
Karataş ilçesinde de Kaymakam Kaya Çelik, Kaymakamlık binası önündeki törende, halkın bayramını kutladı.
Çelik, Türk milletinin en önemli kazanımlardan birisinin büyük mücadelelerle kurulan Türkiye Cumhuriyeti olduğunu belirterek, ''Cumhuriyetimizi, demokrasi, laiklik ve hukuk üstünlüğü anlayışı yolundan asla ayırmayan çağdaş ülkeler seviyesine ulaştırmak hepimizin görevidir'' dedi.
Kutlamalara Belediye Başkanı Fatih Balıkçı, Garnizon Komutanı Yüzbaşı Ömer Faruk Karaşahin ve siyasi parti temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
CUMHURİYET BAYRAMI KKTC'DE DE KUTLANDI
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 86. yıl dönümü KKTC'de de törenlerle kutlandı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Şakir Fakılı ile Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri (KTBK) Komutanı Korgeneral Hilmi Akın Zorlu'nun, Büyükelçilik ikametgahındaki tebrik kabulüyle başladı.
Tebrik kabulünün ardından, Lefkoşa Atatürk Anıtı'nda tören düzenlendi.
Tebrik kabulü ve Atatürk Anıtı önündeki törene, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Hasan Bozer, Başbakan Derviş Eroğlu, KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Büyükelçi Şakir Fakılı, KTBK Komutanı Korgeneral Hilmi Akın Zorlu, diğer üst düzey komutanlar, siyasiler, kurum kuruluş ve derneklerin temsilcileri, belediye başkanları, üniversite rektörleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Atatürk Anıtı'ndaki törende anıta çelenkler konuldu ve saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekildi.
Tören, Cumhurbaşkanı Talat, Büyükelçi Fakılı ve KTBK Komutanı Korgeneral Zorlu'nun anıt özel defterini imzalamasıyla tamamlandı.
-ANIT ÖZEL DEFTERİNE YAZILANLAR-
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Talat anıt özel defterine şunları yazdı:
''Aziz Atam; en yüce eserin olan Türkiye Cumhuriyeti'nin 86. kuruluş yıl dönümünde yine huzurundayız.
Senin fikirlerin, kurduğun Cumhuriyetin geleceğini aydınlatmaya devam ediyor. Kıbrıs Türk halkının verdiği mücadelede senin oluşturduğun ilkeler çağdaş değerler ve ileri dünya görüşün ana esin kaynağımızdır. Bugün senin kurduğun Türkiye Cumhuriyeti bizlere en üst düzeyde vermiş olduğu ekonomik, askeri ve siyasal destekle yolumuzda yürümeye devam ediyoruz. Yüce Atam, Kıbrıs Türk halkının sana olan inancını yineleyerek aziz hatıran önünde saygı ile eğiliyoruz.''
-BÜYÜKELÇİ FAKILI-
Büyükelçi Şakir Fakılı da, Cumhuriyetin kuruluşunun 86. yıl dönümünü Kıbrıs Türk halkı ile birlikte kutlamanın sevinç, heyecan ve gururunu yaşadıklarını belirterek, Atatürk'ün belirlediği çağdaş uygarlık hedefine Cumhuriyetin demokratik ve laik kazanımlarını da gözeterek ara vermeden ilerleme azmini koruduklarını kaydetti.
-KTBK KOMUTANI ZORLU-
KTBK Komutanı Korgeneral Zorlu da deftere şunları yazdı:
''Ebedi ve eşsiz Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Yüce önderliğinizde gerçekleştirilen bağımsızlık mücadelesinin en değerli kazanımı olan Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 86. yıl dönümünde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de büyük bir gurur ve coşkuyla huzurunuzdayız.
Türkiye Cumhuriyeti; bir ülkü birliği içinde bütünleşen Türk Ulusunun tarihte eşine ender rastlanan azim ve irade ile zafere ulaştırdığı Kurtuluş Savaşı'nda verilen can ve kanlarla kazanılan nihai hedeftir. Cumhuriyet ırk, dil, din ve inanç farkı gözetmeksizin her Türk vatandaşının mutlak varlığıdır. Türk ulusu bu kazanımla ümmet toplumundan çağdaş bir ulusa, insanımız ise tebaalıktan vatandaşlığa kavuşmuş ve karanlıktan aydınlığa çıkılmıştır. İlke ve devrimlerinin sadık ve yorulmaz takipçileri olarak bizler, erdemine ve temel değerlerine yürekten inandığımız Cumhuriyeti emanetiniz kabul ediyor ve onu ebediyen yaşatacağımıza huzurunuzda bir kez daha söz veriyoruz. Gücünü, bağrından çıktığı yüce Türk milletinin engin sevgisi ve güveninden alan Türk ordusu Anavatan'da olduğu gibi Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri ile de Yavruvatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde de istikrarın, huzurun ve barışın teminatı olarak her an görevinin başındadır. Ebedi Başkomutanımız Aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhunuz şad olsun.''
-DR. KÜÇÜK BULVARI'NDA GEÇİT TÖRENİ-
Atatürk Anıtı'ndaki töreninin ardından Lefkoşa'da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen geçit törenine geçildi. Tören, İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.
Tören birliklerinin denetlenmesi ve halkın bayramının kutlanmasının ardından, KTBK Komutanlığı'ndan bir subay konuşma yaptı.
Tören, Cumhurbaşkanı Talat'ın konuşmasından sonra, resmi geçitle sona erdi.
KKTC'nin diğer yerleşim birimlerinde de törenler düzenlendi.
HAKKARİ
İLK KEZ TOKALAŞTILAR
Hakkari Valisi Muammer Türker, Cumhuriyet yaşıtı 3 kişiyle sohbet edip, onlara birer Cumhuriyet altını hediye etti. Törende, Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Lokman Ekinci ve Belediye Başkanı DTP'li Fadıl Bedirhanoğlu'nun birbirleri ile ilk kez tokalaştı.
Van, Bitlis ve Hakkari'de Cumhuriyet'in 86'ncı Yıldönümü törenle kutlandı. Van'daki törenler, Atatürk Anıtı'na çelenk konulması ile başladı. Günün anlam ve önemine değinen Van Valisi Münir Karaloğlu, gençlere birlik ve beraberlik mesajları verdi. Vali Karaloğlu, Kurtuluş Savaşı'nı örnek göstererek, “Dün nasıl birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi koruyarak Kurtuluş Savaşımız'ı kazandıysak bugün de önümüze çıkan badireleri aynı kararlılıkla yine birliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi koruyarak aşabiliriz” dedi.